Mayıs 24, 2006

8 Nisan 2006, 00.20

Ev halkı yattı uyudu çoktan... Vakit henüz çok geç sayılmaz ya, biliyorum bir-iki saat sonra aklımdan geçecekleri: "yine uykum kaçtı." yine uykum kaçacak.. Uyuyamıyorum. Uyanma saatimden bağımsız olarak, geceleri yorgunluktan baygın düşene kadar uyuyamiyorum. Nasıl olacak bu böyle bilmem. Ben de uyuyamadığım vakitleri pek verimli (!) eylemlerle dolduruyorum. Deviantart, Fotokritik, Ekşi Sözlük, Photoshop, 3dsmax, Tetris, Zuma, Freecell... Zuma'da çok ustalaştım mesela... Tetris desen yılların ustasıyız zaten. Çok mühim ya...
Bugün annem zorla dışarı çıkardı beni, çıkmışken istediğim ayakkabılara bakalım dedim. Her alışverişe çıktığımda olduğu gibi yine ağlamaklı oldum, delirecek gibi oldum, sinirlendim, hiçbir şey beğenemeden geri döndüm. Yahu giriyorum mağazaya, ne istediğimi anlatıyorum: "düz, desensiz, süssüz, pulsuz, çiçeksiz, fiyonksuz, işlemesiz; spor, siyah ve düz taban babet." Varsa göster, yoksa söyle... Yok ama nerdee... "Bak şu var" iyi de onun üstünde kafam kadar çiçek var be kadın. Adamın biri "e ama o da onun albenisi" dedi. Albeni yemek için bahane buldum o anda: "albenisiz ayakkabı istiyorum, bulamıyorum. hem albeni yiyorum, hem dertleniyorum..." Ben üstünde rengarenk pullardan ibaret albenisi olan ayakkabı istemiyorum. İyi haber, kusursuz olmasa da istediğime yakın bir şey buldum. Ama daha almadım, tekrar düşünmem lazım.
Ayrıca bok kafa olmak iyi bir şeydir, bu da böyle biline...


posted by settie at 3:09 PM 

0 Comments:

Yorum Gönder

Links to this post:

Bağlantı Oluştur

<< Home