Mayıs 24, 2006

28 Nisan 2006, 02.33

Beni öldürmeyen şey beni daha güçlü yapar. Ya da belki fukara avuntusudur bu laf. Güçlü ve mutsuz olacağına ölü olmayı tercih etmek olur mu peki? "Neden olmasın" diyenler olabilir tabii, ama demeyenler çoğunlukta ki bugün insan nesli bu kadar kalabalık. Ne kadar kalabalık? Ooo... Çok kalabalık, bildiğin gibi değil. O değil de, beni üzen ama öldürmeyen şeyler beni güçlendirdikçe sanki aynı zamanda umursamazlaştırıyor, hissizleştiriyor. İyi bir şey mi acaba bu? Feci felsefik bir soru soralım hadi kendimize: "Güçlü ve hissiz, duyarsız olmak mı isterdik acaba yoksa güçsüz de olsa hissedebilen biri olmak mı daha iyi?" E ama ona bakarsan (örneğin) (söz meclisten dışarı) ayılar da güçlü. Bu onları iyi mi yapar? Bence yapmaz... Bir de Bozo var, tanıyanlar bilir, o da çok güçlü örneğin. Aslan-ayı kırması bir köpek Bozo; sanırım hafiften sincaplık da var kendisinde. Özetle, Bozo bir aslan kadar tüylü, bir ayı kadar iri ve bir sincap kuyruğuna sahip bir köpek. Lakin benim sorunum şu ki, ne zaman akıllı uslu bir şeyler yazmaya kalksam, güzel güzel yazıyorum... Ama sonunu bağlayamıyorum. Giriş, tamam. Gelişme, hadi idare eder. E ama sonuç nerde? Yok! Yok yani, ne yapsam olmuyor. Yine olmadı.


posted by settie at 3:25 PM 

1 Comments:

Anonymous metu26 said...

Filmlerde izlemişsinizdir koskoca dağların yamacında, bir mucize gibi yetişen çiçekler vardır..
İşte hayatımdaki bazı insanları ben bu çiçeklere benzetiyorum. Hayatın dik yamaçlarında ilerlemeye
çalışırken bu çiçekler size en güzel yapraklarını göstermektedir. Ehh genellikle bu büyüye kapılıp bu çiçeğin
büyümesini güzelleşmesini izlemek işten bile değildir. Artık ona gözünüz gibi bakıyor her türlü ihtiyacını karşılıyorsunuzdur..
O sizin herşeyiniz yaşama amacınız olmuştur, hatta onunla olmak uğruna zirveye çıkma dürtünüzü bile bastırırsınız.
Hayat böyle toz pembe giderken mutlaka ayağınız takılır, bir gün kendinizi bulunduğunuz konumdan aşağı düşerken bulursunuz..
O zaman bile içiniz rahattır çünkü güvenebileceğiniz çiçeğiniz her zaman yanınızdadır. Çiçeğe elinizi uzatır, bu zor zamanınızda
ondan yardım beklersiniz.. Tam bu sırada çiçeğin taç yaprakları ortadan kaybolur ve dikenleri elinizi kesmeye başlar..
destek olacağını düşündüğünüz yaratığın artık size ihtiyacı yoktur ve o,bütün vücudunuz kayalara çarpıp
parçalanırken yukarılardan sizi izlemekle yetinir.. Dağın yamacından düşerken her yeriniz paramparça olup da
eğer ölmemişseniz, büyük ihtimalle her tarafınız kırık içindedir. Daha güçlü olduğunuz söylenebilir mi?
Bence hayır.. Buna karşın daha hissiz ve daha umursamaz olduğunuz bence de doğrudur. Hatta bence artık daha korkak olmanızda beklenmelidir.
İyileşip de zirveye tekrar çıkmaya başladığınızda tabiatın güzelliklerine pekde aldırmamaya başlarsınız.

Not: Üff yine yaptım, yine girişe gelişmeye mahal vermeden bodoslama yazıya daldım.. Sonuç zaten yok, amaan bir sonuç çıkarmak isteyen yazıdan çıkarsın zaten:) Blogunu işgal ettiğinden dolayı, insan blog sahibinden bir özür diler, bundan önceki
yazısına yaptığı yorumdan dolayı teşekkür eder dimi? Yok nerdeee hemen ana fikre hücum.. Neyse bundan önceki yorumuma yaptığınız yorumdan(buda çok karışık oldu galiba:P) dolayı çok teşekkürler..

5/6/06 17:04  


Yorum Gönder

Links to this post:

Bağlantı Oluştur

<< Home